Eğitim
Giriş Tarihi : 10-12-2021 18:19   Güncelleme : 10-12-2021 18:19

“İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi” İnsan Haklarının Korunması Açısından Öncüdür

“İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi” İnsan Haklarının Korunması Açısından Öncüdür

“İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi” İnsan Haklarının Korunması Açısından Öncüdür

Süleyman Demirel Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yüksel Metin, hukuksal niteliği ne olursa olsun “İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi”nin, insan haklarının tanınması ve korunması açısından çok önemli bir öncü olduğunu ifade etti.

“10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü ve İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi”nin 73’üncü yıl dönümü kapsamında açıklamada bulunan Metin, bildirgenin Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu tarafından hazırlandığını belirterek “Oylamaya katılan Birleşmiş Milletler üyesi olan 48 devletin temsilcileri “olumlu” oy vermiştir. Türkiye de “olumlu” oy verenler arasındadır. Böylelikle İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin kabul edildiği gün olan 10 Aralık günü, dünya ölçeğinde “İnsan Hakları Günü” adıyla kutlanmaktadır.” dedi.

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Bildirgesini insan haklarının tarihsel gelişiminde bir dönüm noktası olarak tanımlayan Metin, şunları kaydetti: “Bağlayıcı olmamasına rağmen bu bildirgenin yayınlanmasının ardından insan hakları, düşünce ve siyaset dünyasının merkezine geri dönülemez bir tarzda yerleşmiş, uluslararası ilişkilerin ayrılmaz bir parçası olmuş ve küresel ahlâk normları haline gelmiştir. İnsan hakları konusunda uluslararası alanda en temel belge olan bu Bildirge; ırk, renk, din, cinsiyet, dil, siyasi veya diğer görüşler, ulusal veya sosyal köken, mülkiyet, doğum veya diğer statüler sebebiyle ayrım gözetmeksizin hepimizin doğal insan haklarına sahip olduğunu vurgular. Yaşama hakkımız başta olmak üzere tüm haklarımıza insan onuruna yaraşır bir şekilde erişmemizi hedefler.”

Prof. Dr. Yüksel Metin, “İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 1. maddesi uyarınca “Bütün insanlar özgür, onur ve haklar bakımından eşit doğar; akıl ve vicdan sahibidirler.” İnsan haklarının kaynağı, akıl ve vicdan sahibi olmakla somutlaşmıştır. Bildirge’nin en önemli özelliği, “klasik hak ve özgürlüklerle sosyal ve ekonomik hak ve özgürlüklerin bir sentezi”ni gerçekleştirmiş olmasıdır. Bildirge’nin bu yönüyle insan haklarına ilişkin evrensel belgeler arasında belki de tek örnek oluşturduğu ve insan haklarının bütünlüğünü yansıttığı söylenebilir. “Küresel yoksulluk sorunları”, “küresel ısınma ve iklim krizi”, “mülteci krizi”, “ifade özgürlüğü”, “din ve vicdan özgürlüğü”, “eşitlik ilkesi”, “pandeminin yol açtığı insan hakları sorunları”, “bilişim ve teknolojide yaşanan gelişmeler ışığında insan haklarına yönelen yeni tehditler” insan haklarının halihazırda tehdit altında olduğunu göstermektedir. Nihayet insan haklarının güvence altına alınması için girişilen kimi çabaların yanı sıra; yaşanan ihlallerden ders çıkarılarak, insan haklarına saygı yükümlülüğü gereği yeni ihlallerin yaşanmasının önüne geçilmesi, insan haklarının gerçek anlamda korunmasını sağlayabilecek öncelikli bir adım olabilir. Temel amaç, insan hakları ihlallerinin başlangıçta önlenmesi olmalı ve bu amacı gerçekleştirmek için de ihlale sebebiyet verildiğine hükmedilen mahkeme kararlarının tayin ettiği yöne bakılmalıdır. “ diye konuştu.